5 Yaşındaki Çocuklar Neden Sürekli Soru Sorar?
- Neslihan Unus
- 13 Mar
- 2 dakikada okunur
(Ve biz biz bazen neden “Google gibi” hissederiz?)
Bir sabah düşünün.
Çocuğunuz kahvaltı masasındadır.Siz henüz ilk çayınızı bile bitirmemişsinizdir.
Ve o ilk soru gelir:
“Anne… bulutlar neden düşmüyor?”
Siz cevap verirsiniz.
Tam çaydan ikinci yudumu alacaksınızdır ki…
“Anne… peki balıklar neden suyun içinde boğulmuyor?”
Henüz cümlenizi toparlamadan üçüncü soru gelir.
“Anne… biz neden uyuyoruz?”
Ve o an anlarsınız.
Bugün yine “soru günü”.
Aslında dürüst olalım…5 yaşındaki bir çocukla yaşayan her anne baba bazen kendini Google’ın canlı versiyonu gibi hisseder.
Ama iyi haber şu ki:
Bu sorular sadece merak değil.Bu sorular büyüyen bir zihnin işareti.
5 Yaş: Merakın Zirve Yaptığı Dönem
5 yaşındaki çocukların beyni adeta bir keşif makinesi gibidir.
Her gün dünyayı yeniden keşfederler.
Onlar için dünya;
nedenlerle dolu
gizemlerle dolu
ve çözülmesi gereken küçük bilmecelerle doludur.
Bir yetişkin için sıradan olan şeyler onlar için büyük bir mucize olabilir.
Montessori’ye Göre Bu Sorular Çok Değerli
Montessori yaklaşımında çocukların merakı engellenmesi gereken bir şey değil,beslenmesi gereken bir şeydir.
Çocuk bir soru sorduğunda aslında bize şunu söylüyordur:
“Dünyayı anlamaya çalışıyorum. Bana biraz rehberlik eder misin?”
Bu yüzden Montessori sınıflarında öğretmenler çocuklara sürekli bilgi anlatmaz.Onlara keşfetmeleri için alan açar.
Çünkü öğrenmenin en güçlü yolu:
Merakla başlayan öğrenmedir.
Peki Biz Anneler Ne Yapabiliriz?
Elbette gün içinde yüzlerce soruya cevap vermek bazen zor olabilir.
Özellikle şu soru serisi geldiğinde:
“Anne neden?”“Peki neden?”“Tamam ama neden?”
Bazen insanın içinden şu cevap geçebilir:
“Çünkü anne öyle dedi.”
Ama küçük bir yöntem var.
Soruyu geri sormak.
Mesela:
“Anne bulutlar neden düşmüyor?”
Sen de sorabilirsin:
“Sen ne düşünüyorsun?”
İnanamazsınız ama çocuklar çoğu zaman çok yaratıcı cevaplar verir.
Bir çocuk şöyle demişti:
“Çünkü bulutlar pamuk gibi… pamuklar da hafif olur.”
Bilimsel olarak tam doğru değil belki ama…Hayal gücü açısından harika bir cevap.
Bazen Cevabı Bilmemek de Çok Normal
Bir gün çocuk size şöyle bir soru sorabilir:
“Anne… yıldızlar neden parlıyor?”
Ve siz o an hiçbir şey hatırlamayabilirsiniz.
Sorun değil.
Gerçekten değil.
Çocuğunuza şöyle diyebilirsiniz:
“Bu çok güzel bir soru. Hadi birlikte araştıralım.”
Bu cümle çocuğa şunu öğretir:
Her şeyi bilmek zorunda değiliz
Ama öğrenebiliriz
Ve bu aslında çocuğa verebileceğimiz en değerli mesajlardan biridir.
Günün Sonunda…
Evet…
Bazen çocukların soruları hiç bitmez.
Ama bir gün fark edersiniz ki o sorular azalmaya başlamış.
Ve işte o gün…
Biraz sessizlik olur.
Ama aynı zamanda biraz özlem de.
Çünkü o bitmeyen sorular aslında büyüyen bir zihnin,keşfeden bir kalbin,ve dünyayı anlamaya çalışan küçük bir insanın işaretidir.
O yüzden bir gün yine şu soru geldiğinde:
“Anne… gökyüzü neden mavi?”
Bir an durup gülümseyebilirsiniz.
Ve içinizden şöyle diyebilirsiniz:
“Demek bugün yine keşif günü.”



Yorumlar